ŞİRKETLERDE KABALAŞMA ARTIYOR MU?

New York Times’da yayınlanan bir araştırma, ofis ortamının rekabet ve hız baskısı nedeniyle her geçen gün daha fazla kabalaştığını gösteriyor. 1998 yılında çalışanlar haftada karşılaştıkları kaba davranış sayısını bir defa olarak belirtirken, 2011’de bu rakam dört defaya çıktı. 
Üç tür patron olduğunu söyleyen Prof.Dr.Türker Baş, “Birinci grup her zaman kibar, ikinci grup her zaman kibar, üçüncü grup ise stres anında kabalaşanlar. Her zaman kaba olanlar dediklerinin farkındalar. Önemsemedikleri, karşısındakine değer vermedikleri için böyle davranıyorlar. Stres anında kabalaşanlar ise ne söylediklerinin farkında olmuyorlar. Pek çoğu olay geçtikten sonra yine kibar ve ölçülü davranmaya başlıyor” diyor.  Baş, eğer yapılan işin sonuçları tanımlı ise kabalaşma ve negatif motivasyonun üretkenliği arttırabileceğini de ekliyor. İnsanların laf işitmemek için daha hızlı çalıştığını ifade eden Baş, “Ancak pek çok durumda yapılan işin kalitesi düşüyor. Yaratıcılık gerektiren işlerde ise stres verimliliği tamamen yok ediyor. Sonuç almayı imkansız hale getiriyor”    

*1 Aralık 2015 tarihli Turkish Time Dergisinde yayınlanmıştır. 

Patronların çalışanlarına karşı kaba bir tutum sergilemesinde asıl neden sizce nedir?

Nobel Ödüllü Daniel Kahneman Ağustos ayında Türkçesi yayınlanan Hızlı ve Yavaş Düşünme adlı kitabında bu soruyu çok net bir şekilde cevaplıyor. Kahneman’a göre içimizden geldiği gibi hareket etmek “hızlı düşünme”, kontrollü davranmak  ise “yavaş düşünme” faaliyeti. Beyin hızlı düşünürken, örneğin kaba konuşurken neredeyse hiç enerji harcamıyor. Ancak söylediklerimizi ölçüp tartmaya başladığımızda yavaş düşünme devreye giriyor ve beynimiz yüksek miktarda enerjiye ihtiyaç duyuyor. Günümüzde artan rekabet, düşen kar marjları ile birlikte yaşanan stres patronların zihinlerini öyle meşgul ediyor, onları öylesine yoruyor ki maalesef kullandıkları kelimeleri seçecek enerjiyi bulamıyorlar.

Bu tarz kaba davranışların çalışan üzerindeki etkisi nedir?

Son derece olumsuz. Çünkü kaba davranmak çalışanın kendisi değersiz hissetmesine yol açıyor. Bu da bağlılığını inanılmaz derecede düşürüyor. Çalışanların şirkete olan aidiyeti yok oluyor. Ayrıca çalışanların da stres altında altında olduklarını unutmamak gerek. Bir de buna patronun nazik olmayan tutunu eklendiğinde hiç iş yapamaz hale geliyorlar.

kaba

Yine habere göre, iş verenlerin çoğunun kaba davrandıklarını fark etmedikleri belirtiliyor. Sizce iş veren bu tarz davranışlarının farkında olmadan böyle bir tutum sergileyebilir mi?

Burada üç tür patron var. Birinci grup her zaman kibar, ikinci grup her zaman kaba, üçüncü grup ise sadece stres anında kabalaşanlar.  Her zaman kaba olanlar ne dediklerinin farkındalar. Önemsemedikleri, karşısındakilere değer vermedikleri için böyle davranıyorlar. Stres anında kabalaşanlar ise ne söylediklerinin farkında olmuyorlar. Pek çoğu olay geçtikten sonra yine kibar ve ölçülü davranmaya başlıyor.

Türkiye’de bir genelleme yapılmak gerekirse hangi sektörlerde çalışan patronların diğerlerine göre daha kaba olduğu hakkında bir bilginiz var mı?

Burada sektörden çok patronun yetişme tarzının belirleyici olduğunu düşünüyorum. Hayatının hiç bir anında kaba davranmayan bir insan işyerindeki çalışanlara karşı da, şartlar ne olursa olsun aynı hassasiyeti gösterecektir. Kibar davranmayı zaman içerisinde öğrenenler ise stres anında hemen raydan çıkabiliyorlar.

Kabalaşmanın çalışandan alınacak iş verimi üzerindeki etkisi nasıl olur?

Eğer yapılan iş ve sonuçları tanımlı ise kabalaşma ve negatif motivasyon üretkenliği arttırabiliyor. İnsanlar korkudan laf işitmemek için daha hızlı çalışıyorlar. Ancak pek çok durumda yapılan işin kalitesi düşüyor. Yaratıcılık gerektiren işlerde ise stres verimliği tamamen yok ediyor. Sonuç almayı imkansız hale getiriyor.

Kadınların çalışma hayatındaki oranlarının artması iş yerlerindeki kabalaşma eğilimi üzerinde hafifletici bir etki yaratabilir mi?

Kaba patronların kibarlaşma çabasında kadınların çalışma hayatına katılmasının önemli rolü olduğunu düşünüyorum.

Kabalaşma eğiliminin azaltılabilmesi için neler yapılabilir?

Ben danışmanlık verdiğim şirketlerde nezaketi şirket değerleri içerisine dahil etmeye çalışıyorum. Yine nezaket önemli bir KPI olarak performans değerlendirmelerine kullanılmasını sağlıyorum. Bu uygulama hem patronu hem de çalışanları daha nazik olmaya zorluyor.

Çalışanların kendi içlerinde kabalaşma eğilimi artıyor mu? Nedenleri nelerdir?

Kesinlikle. Patronu tutumu çalışanların birbirlerine karşı olan tutumlarında belirleyici oluyor. Eğer patron sürekli kaba davranıyorsa, o şirkette kabalık norm haline geliyor.

YENİ FİKİR

Prof.Dr.Türker Baş tüm kariyerini başarılı şirket ve uygulamaları incelemeye adamış bir araştırmacı, akademisyen ve danışmandır. Her yıl yüzün üzerinde şirketle çalışmakta ve bu şirketlerin uygulamalarını mercek altına almaktadır. Prof.Baş’ın görüşleri bu nedenle ulusal medyada geniş yer bulmakta ve gündem yaratmaktadır.